Etkinliklerimizden haberdar olmak için mail listemize katılın.


Bize Ulaşın

  Temel Bilgiler  
  
Alternatif Tıp

Hastalıkları iyileştirme ve önlemede, bugünkü tıp biliminin kullandığı yöntemlerden daha farklı yöntemler uygulayan teknikler veya disiplinler Alternatif Tıp adıyla anılmaktadır. Bu konu, son yıllarda git gide güncelleşmiş olsa da, kökeni bir çoğunda insanlığın ilk dönemlerine, milat öncesi dönemlere kadar uzanmaktadır. Hatta diyebiliriz ki, ilaçların laboratuvarlarda sentetik olarak yapılamadığı, tıbbın teknolojiyle birleşmediği zamanlarda zaten böyle bir tıp mevcuttu. Yani doğal ilaçlara ve doğal iyileştirme yöntemlerine dayanan tıp... Alternatif Tıpta vücudun kendini iyileştiren mekanizmasına müdahele edilmeden, bu mekanizmayı harekete geçiren, güçlendiren, ya da vücuttaki enerji dengesini kuran anlayışlarla bir çok teknik, tedavi uygulanır. Tıbbın babası sayılan Hipokrat'ın anlayışı da aslında "Hastalığın nedenleri iç ve dış etkenlerden kaynaklanabilir, ancak derde deva insanın kendi içindedir" şeklinde ifadesini bulur ve alternatif tıpla aynıdır. Hipokrat öğrencilerine vücudun doğal iyileştirici güçlerine karışmamalarını öğretmiş ve bu bağlamda hastaya daha fazla zarar vermeyecek yöntemler geliştirmişti. Ona göre de tedavinin odak noktasında hastalık belirtilerinin yerine, beden, zihin ve ruhun oluşturduğu insanın kendisi bulunur. Ancak Antik Yunan'da Knidos'ta doğan akım tam tersine, insanın değerlendirilmesini değil hastalığın değerlendirilmesini ele alır ve günümüzde uygulanan katı, mekanik kurallara sahip tedavi yöntemlerinin temeli atılmış olur.

Thomas Sydenham (1624-1689) bu durumu düzeltmek için öğrencilerine "genç adam, yatağın kenarına git, yalnızca orada hastalığı öğrenebilirsin" demişti. Hollandalı Hermann Boerhaave de (1668- 1738) bu şekilde hipokratik modeli uygulamaya çalışmıştı. Samuel Hahnemann ise (1755-1843) Homeopati'yi kurarak Batı tıbbında yeni bir yaklaşımı başlattı. Bu yöntemde çok az ilaçla, vücudun kendini onarma kapasiteleri desteklenir; aynı hastalığın her insanda farklı biçimde tepki oluşturacağı ve farklı tedavilere ihtiyaç olduğu belirtilir. İlaç kullanmadan, kemik ve kasları yoklayarak hastalıkları iyileştirme yöntemi olarak tanımlanan Osteopatiyi kuran Andrew Taylor Still'den sonra Almanya'da Rahip Kneipp, Amerika'da Dr. Henry Lindlahr ve Dr. John Haney Kellogg gibi sağlık öncüleri doğal şifacılık, natüropati, doğal iyileşme ve "alternatif" tıp diye bilinen yöntemleri geliştirirler. İngiltere'de Stanley Lief kendi dinamik doğal şifacılık yöntemini açıklar ve Natüropati ve Osteopati Koleji'ni kurar.

Bugün Alternatif Tıp, iyileştirme yöntemlerini batının geliştirdiği teknolojik-mekanik uygarlığın yansıması olan tıbbi yöntemlerin sınırından çıkaran çok geniş bir alan oluşturur. Bu alanda yeryüzündeki tüm diğer iyileştirme ve önleme, ruhsal rahatlama yöntemlerinden yararlanılır. Hepsinin temelinde insanı maddi ve enerjetik bir bütün olarak görmesi, doğal kaynaklara dayanması yatar. Bu, hem dünyanın doğası hem de insanın kendi iç doğasıyla ilgilidir. Bu bakış açısı hastalık olgusunu, yalnızca bir organ ya da bölgenin sorunu olarak görmemeyi, o insanın bütününe ait iç ve dış etkileşimlerin bütünsel bir sonucu olarak ele almayı gerektirir. Tedaviler de bu bütündeki aksaklığı halletmeye yöneliktir çoğunlukla... Buna Holistik Tıp da denir. Bu bakış açısı ister istemez Doğu tıbbının shiatsu, aküpresür (parmakla masaj), akupunktur (özel iğnelerle vücudun enerji akışının düzenlenmesi) , Tai chi (hayat enerjiyle bütünleşmeye dönük sportif çalışma), yoga, meditasyon, Ayurveda gibi bedensel-ruhsal yöntemlerini de işin içine sokar. Bitkilerle tedavi (Fitoterapi), renklerle tedavi (Kromaterapi), kokularla tedavi (Aromaterapi), doğal kıymetli taşlarla tedavi, Hidroterapi (su ile tedavi), İpnoz ve Manyetizma tedavileri, masaj tedavileri, Reiki, biyoenerji tedavileri (ya da ruhsal şifa) ele alınır ve uygulanır. Göz irisini incelemeye dayalı İridoloji, Piramit şifası, Refleksoloji, Orgon terapisi, doğal beslenme tedavileri bunlara eklenebilir.

Alternatif Tıp yöntemleri Batı tıbbına ait yöntemleri reddetmez, onların desteklenmesi, tamamlanması amacıyla çalışır. Ancak klasik tıbbi yöntemlerin bütünsel bakış açısıyla yeniden ele alınması ve genişletilmesini savunur, insanın mekanik bir parça gibi değil doğanın ve evrenin aktif enerjetik bir parçası gibi ele alınması gerektiğini söyler.

« Geri            İleri »

 

Ana Sayfa |  Bilyay Vakfı ve MTİA |  Tarihçe |  Temel Bilgiler |  Temel Konular |  Ruh ve Madde Dergisi
Kardeş Kuruluşlar |  Etkinlikler |  Dinleyin! |  Site Haritası |  English


VAKIF ADRESİ: Hasnun Galip Sokak, Pembe Çıkmazı No:4 D:6 80060 Beyoğlu-İstanbul
Tel: (0212) 243 18 14 Fax: (0212) 252 07 18

© 1998 - 2004 İnsanlığı Birleştiren Bilgiyi Yayma Vakfı (BİLYAY), Tüm hakkı saklıdır.
Yazılı izin alınmadan alıntı yapılamaz.