Etkinliklerimizden haberdar olmak için mail listemize katılın.


Bize Ulaşın

  Tarihçe  
  
Ergün Arıkdal - Hayata Bakışı

HAYATA BAKIŞI

İlke, hakikat ve vazife insanı Ergün Arıkdal tüm bu yoğun çalışmalarını sürdürürken üye arkadaşlarını da unutmayarak onlarla vazife anlayışını paylaşmaya çalışırdı. Her hafta vakıf içi çalışmalarla, üyelere yönelik sentez çalışmalarla iç halkanın mantal gelişimine özen gösterirdi. Bu yoğun tempoyu gören arkadaşlar bazen “İç çalışmalara ara verelim, daha az yorulursunuz.“ deyince, “Ben bir gün daha fazla arkadaşlarımla birlikte olmak istiyorum.“ diyerek, önerileri kibarca geri çevirirdi. İki-üç saat süren konferanslarının neticesinde bazen bir saat de ayak üstü sohbetler yapardı. Bazen öyle sorularla karşılaşırdı ki sanki o konferansı yeniden bıkmadan, usanmadan özet olarak tekrar eder ve gerekirse daha da açarak anlatırdı. Kesinlikle varlık ayrımı yapmaz, aksine “Varlığın Birliği ve Eşitliği İlkesi“ne saygı duyardı. Tüm varlığı ile Yukarıya tam teslimiyet içinde, tam uyumlu ve güven içinde yaşayan Ergün Arıkdal’a herhangi bir problemi için başvuran hiç kimse hüsrana uğramamıştır. Her zaman için herkese verebilecek bilgisi, umudu, sevgisi, hoşgörüsü ve şefkati olan Ergün Arıkdal aynı zamanda iyi bir eş ve aile babasıydı.
Her cumartesi sabahı onu sade bir vatandaş gibi pazarcılarla sohbet ederken görebilirdiniz. Pazarcılarla yaptığı sohbetleriyle toplumun nabzını yokladığını söyleyen Ergün Arıkdal, halkın duygu, düşünüş ve görüşlerine verdiği önemi her fırsatta anlatır, tüm çalışma arkadaşlarının sade, mütevazı, halkla iç içe, şefkatli ve anlayışlı kişiler olmalarını isterdi. Onun en büyük özelliği sadeliğiydi. Bilgide, duyguda, davranışta, anlayışta ve yaşayışta çok sade olan büyük Üstadın yaşamından alınacak en büyük derslerden biri de, ruhsallık yolunda yürümek isteyen insanların sade olmaları gerektiğiydi.
Medyomsal yapısı gereği ona danışanlara verdiği öğütlerde, yaptığı yardımlarda İlahi Hikmetin, kelama (logos) dönüştüğünü hisseder, bu sözcüklerin ardındaki derin anlama büyük bir saygı ve hayranlık duyardınız. Size varlığınızın gelişimiyle ilgili olarak söylediği sözler tam zamanında söylenen ve ne bir eksiği ne de fazlası olan sözlerdi. Onunla görüşmeye gelip de bu tip ilhamlı açıklamaları dikkate alan herkesin hayatında inanılmaz iyiliklere, değişimlere ve düzelmelere rastlanırdı. O, gerektiğinde İlahi Kelamın yeryüzüne inişine aracılık yapmayı bilen, bu ilhamlı bilgileri asla sağa sola savurmadan onları gereken yerde, gereken kişilere sunan müstesna bir bilgeydi. Tüm yaşamını bilgeliğin tam hakkını vererek yaşadı. Kendi algı alanına giren her işi aşırı önemserdi. Önemli önemsiz ayırımı yapmaz, her işe olumlu ve iyimser bakardı. Her konuda esnek olabilirdi ama bir tek konu hariç: misyon ve vazife. Bir bütün olan misyon ve vazifede en ufak bir ihmalkarlığa düşülmesini bile istemez, vazifeyle ilgili her şeyi en ufak detayına kadar düşünür, ondan sonra uygulamaya koyardı. Herkese adaletli iş dağıtır, sonra da o kişiyi sonuna kadar desteklerdi.
Ergün Arıkdal, yönettiği kurumların katılımcı ve vazifeli üyeleri olan bireylerin taşıdıkları özelliklerin; birlik, beraberlik ve vazife hedeflerine uyumlu niteliklerle zenginleştirilmesi için çok titiz ve olağanüstü çabalar harcamıştır. Bu uğurda elinden geldiği kadarını değil, elinde olanın hepsini vermiş, varlığından taşan varlık sevgisini ve enerjisini herkes hissetmiştir. Onun yanında kim bulunursa bulunsun enerjisinden etkilenmemesi, o enerjiyi hissetmemesi olanaksızdı. Bunun yanı sıra, o derecede de alçakgönüllü idi. Çalışma odasına gelen misafirlerine kahve pişirmekten zevk duyar, birçok bitkinin karışımından yaptığı bitki çayı muhakkak hazır olurdu.
Ergün Arıkdal, insanın bilgiyi her an her yerde araması, kendisini sürekli geliştirmesi ve çok okuması gerektiğine inanırdı. Evde, işte, vakıfta, tatilde her fırsatta kitap okur, önemli yerlerin altını çizer, altını çizdiği cümlelerin yanına notlar alırdı. Notların da kendine göre bir anlamı ve önemi vardı. Kitabı ikinci kez eline aldığında, önemli gördüğü yerleri notlara bakarak tarardı. Ergün Arıkdal’ın önemli özelliklerinden biri zamanını boşa harcamamak, ikincisi bilgilerini sürekli gelişen bir yapıda hazır bulundurmaktı. Ergün Arıkdal, yazılı kaynaklar yoluyla bilgi alınması hakkında şöyle diyordu; “İnsan unutkan ve gelişen bir varlık olduğu için, arada sırada fikirleri daha iyi anlayabilmek için ’tekrar’ yöntemi yararlıdır.“
Ergün Arıkdal kendi psişik yapısına uygun insanlarla konuşmaktan ve uygulamalı çalışmalar yapmaktan memnun olurdu. Zihin ve konsantrasyon gücü yüksek olduğu için her türlü olayda sürati intikalle sonuca ve global senteze ulaşırdı. Verdiği kararlarda ruhsal ve fiziksel alemi tam bir bütünlük ve uyumla ele aldığı için ilhamı her zaman vardı. O yüzden beşeri karakteri ile vazife adamı karakterini ayırmak çok zordu. Sözlerinde, sohbetlerinde muhakkak ruhsallık ve hikmet vardı. Ruhsal dünyaya tam bir teslimiyet ve imanla bağlı idi. Onunla aynı ortamı paylaşan kişiler, o konuştukça sanki onunla görür, onunla işitir, onunla hissederdi.
Ruhsal vazifeleri yüklenmiş kimselerin fonksiyonu bir bilgi ve öğreti fonksiyonudur. Bu kişilere pek ender rastlanır. Hakikat ve vazife insanı Ergün Arıkdal, ruhsal vazifeyi ilke boyutunda yüklenmiş ender vazifelilerdendi.
Yolun açık olsun Üstat Ergün Arıkdal, varlıklarımızın derinliğinde yakmış olduğun bilgi ateşi hiç sönmeyecek, elden ele gönülden gönüle akan bir bilgi meşalesine dönecektir. Yaşamın boyunca örneklerini sunduğun ilke ve yasalara sadık kalacağız.

« Geri            İleri »

 

Ana Sayfa |  Bilyay Vakfı ve MTİA |  Tarihçe |  Temel Bilgiler |  Temel Konular |  Ruh ve Madde Dergisi
Kardeş Kuruluşlar |  Etkinlikler |  Dinleyin! |  Site Haritası |  English


VAKIF ADRESİ: Hasnun Galip Sokak, Pembe Çıkmazı No:4 D:6 80060 Beyoğlu-İstanbul
Tel: (0212) 243 18 14 Fax: (0212) 252 07 18

© 1998 - 2004 İnsanlığı Birleştiren Bilgiyi Yayma Vakfı (BİLYAY), Tüm hakkı saklıdır.
Yazılı izin alınmadan alıntı yapılamaz.