 |
|
 |
|
|
| |
Ergün Arıkdal - Çalışmaları ve Türk Ruhçuluğuna Katkıları
ÇALIŞMALARI ve TÜRK RUHÇULUĞUNA KATKILARI (Bilgi Yayma Faaliyetleri)
Otuz yıl süren dernek ve vakıf başkanlığı boyunca her ayın ilk salı gününde halka açık soru-cevap konferansları ya da ruhsal söyleşiler yapan Üstadımız, onu dinleyenlerle söyleşmekten, onların duygu, düşünce ve izlenimlerini dinlemekten büyük bir zevk duyardı. Bu toplantılara bazen cumartesi ve perşembe günlerini de ekleyerek, bitip tükenmeyen enerjisi ile çalışırdı. Halkın bilgilendirilmesi, vazife halkalarının ve bilgi köprülerinin mümkün olduğu kadar herkese ulaştırılması onun tek yaşam amacıydı. Bu amacına uygun olarak yılda iki kez herkese açık seminer çalışmaları düzenlerdi. Yalnız İstanbul içinde yaptığı çalışmalar ona yetmezdi. Sağlığını bile düşünmeden ruhsal bilgiyi Türkiye’nin dört bir yanına yaymak için sık sık Ankara, İzmir, Adana, Kıbrıs ve diğer kentlere gider, oradaki kardeş dernekleri ziyaret ederdi. Yaşamı boyunca onların yüreklerindeki bilgi ateşini daima canlı tutmaya çalıştı. Bilginin tüm Türkiye’ye yayılması için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadığı gibi bilginin sadece ülke sınırları içinde kalmasını da istemezdi. Yaşamı boyunca uluslararası düzeyde birçok kuruluşla ilişki içinde oldu. Bu ülkelerde de gerek dernek başkanı, gerek vakıf başkanı olarak birçok tebliğ sundu. Yurt dışındaki benzer derneklerden gelen konukları ağırlamaktan ve onlarla uluslararası düzeydeki Ruhçuluk hareketinin son durumu hakkında konuşmaktan, bilgi alışverişinde bulunmaktan çok hoşlanırdı. Yurt dışındaki gelişmeleri yazılı ve sözlü basından Fransızca ve İngilizce olarak izler, daima aktif olarak görev başında bulundurduğu çeviri grubuyla tüm dünyadaki ruhsal gelişmelerle gün be gün ilgilenirdi. İlk önceleri M.T.İ.A. Derneği’nin daha sonra Bilyay Vakfı’nın yayın organı olan Ruh ve Madde dergisinin kesintisiz yayınlanmasına ve içindeki yazıların bilgi dolu olmasına çok önem verir, Ruh ve Madde dergisini halkla iletişim aracı olarak kabul ederdi. 1950’li yılların sonlarında M.T.İ.A. Derneğine üye kaydedildikten sonra, tüm yaşamı boyunca Ruh ve Madde dergisine yazılar yazmayı bir bilgi aktarım ve insanlık vazifesi kabul eden Ergün Arıkdal, her ay “Realite“ köşesinde yayınlanan yazılarında bilgisindeki ve anlayışındaki gelişmeleri tüm okuyucularıyla paylaşırdı. Yurt dışındaki benzer amaçlı kuruluşların üye ve okurlarının bilgilendirilmelerine yönelik çalışmaları da asla ihmal etmeyen Ergün Arıkdal, İngilizce olarak yılda 3-4 kez yayınlanan ve her seferinde binlerce adrese postalanan “Spirit and Matter“ adlı dergiyle, 4 sayfalık İngilizce bültenin tüm ilgili kuruluşlara gönderilmesini ve yayılmasını sağlamak için çalışma arkadaşlarını sürekli motive ederdi. İlkelerle ilgili temel bilgileri Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, Portekizce, Bulgarca, Sırpça broşürler halinde bastırarak, Anadolu’da yanmakta olan bilgi ışığının yansımalarını yurt içine olduğu gibi diğer ülkelere de yaymayı, fonksiyonunun bir parçası kabul ederdi. Yaşamı boyunca maddiyatı daima ikinci planda tutarak tam bir teslimiyet içinde yaşadı. Ruhçu bilgiyi Türkiye’ye ve dünyaya yaymak için Ruh ve Madde Yayınları ve Sağlık Hizmetleri A.Ş.’yi kuran Ergün Arıkdal, bugüne kadar sayısız eserin insanlığa ulaşmasına öncülük etti. Ruhsal konulardaki kitap yayınlarının çoğalmasına, İstanbul ve dışındaki kentlerde de belli başlı kitapçıların bu eserleri satmasına ön ayak oldu. Tüm arkadaşlarının kitapçılardaki kitap stantlarının durumuyla ilgili bilgi sahibi olmalarını arzu eder, kitaplar aracılığıyla insanımıza ulaşacak olan bilgiye ve okuyucuya büyük bir saygı duyardı. Bilgiyi yayma işlevimizi genişletme çalışmalarına çok önem veren Ergün Arıkdal, bu amacına yönelik olarak, hayatının en büyük isteklerinden birini gerçekleştirdi. Yaşamı boyunca bir radyo kanalından dinleyicileriyle sohbet etmek, bilgiyi daha geniş kitlelere taşımak onun hedeflerinden biri olmuştu. Hayat planı onun bu soylu isteğinin de gerçekleşmesine izin verdi. Türkiye’de ilk kez yerel radyolar kurulduğu sıralarda, Ergün Arıkdal hiç zaman yitirmeden bu konu ile ilgili çalışmalara başladı. 1993 yılının ilk aylarında yeni kurulmakta olan yedi radyodan birini, İstanbul’daki Meta FM 105.6’yı kurdu. Meta FM 105.6’yı kurarken tek bir amacı ve düşüncesi vardı; ruhsal bilgileri daha geniş kitlelere ulaştırmak... Bilgi ışığını tüm Marmara Bölgesine aktarmak için yaşamının son gününe kadar sevgili dinleyicileriyle haftanın bir ya da iki günü canlı yayında ruhsal söyleşiler yapan Ergün Arıkdal, üstün vazife anlayışıyla ayrım gözetmeden tüm insanlığa adadığı bilgi aktarma işlevini daha da geniş olanaklarla yapmak için 1994 yılında geleceğe ait büyük işlevinin zemini olarak uluslararası bir organizasyon olan “İnsanlığı Birleştiren Bilgiyi Yayma (BİLYAY) Vakfı“nı kurdu. Bu organizasyonun kuruluşunun temel amacı şudur: “İnsanlığı Birleştiren Bilgiyi Yayma (Bilyay) Vakfı, insanlar arasında yardımlaşma ve dayanışmanın, sevgi ve hoşgörü ortamında birlik ve beraberliğin güçlenmesi için, mevcut bilgiler arasında pozitif maneviyat tetkikleri yapmak ve üstün ruh değerlerinin ortaya çıkmasına hizmek etmek amacıyla kurulmuştur. Bu temel amacın gereği olarak: * Ulusal ve uluslararası seminer, konferans ve toplantılar düzenler. * Ulusal ve Uluslararası düzeyde kişi ve kurumlarla iletişim, ilişki ve işbirliği yapar. * Yukarıda belirtilen temel amaca yönelik olmak üzere; Türkçe ve yabancı dilde dergi, telif-tercüme kitaplar yayınlar, radyo ve TV programları yapar-yaptırır. * Vakıf, temel amacı doğrultusunda, her türlü bilgi kaynaklarından yararlanarak ruh varlığıyla ilgili konuları küresel bir yaklaşımla açıklar, konuyla ilgili deneysel, alan ve anket çalışmalarıyla literatür etütleri yapar ve bunları sözlü ve yazılı eğitim etkinliklerinde değerlendirir. * Bilyay Vakfı, temel amacında ifadesini bulan ana konusuyla ilgili bilgi birikiminin insanlara ulaştırılması için; kendi olanaklarının yanı sıra, yurt içi-dışı yayın organları ve öteki kitle iletişim araçlarından da yararlanır. * İnsanın gerçek doğasıyla ilgili bilginin ve ilkelerinin yanlış yorumlanmasını, saptırılmasını, beşeri çıkarlar doğrultusunda kullanılmasını önlemeye çalışır. İnsanın gerçek doğasıyla ilgili anlayışın yükselmesine katkıda bulunur. * Bilyay Vakfı, tüm bu etkinlikleriyle, “İnsanlığı Birleştiren Bilgi“nin ortaya çıkmasına elverişli zeminin hazırlanmasına hizmet eder. Ergün Arıkdal, derneğe girişinden itibaren tüm etkinlik ve araştırmalara ivme getirerek sayısız yazı ve çeviriyi dilimize kazandırdı. Konferanslar, seminerler, paneller ile Ruhçuluğu Türkiye ve dünyaya tanıtarak, bilgi akışına ömrü boyunca süren titiz çalışmalarıyla hız kazandırdı. Onun yıllar süren çalışmaları ile bilgi ve deneyim birikimi sonucunda Bilyay Vakfı 4000 cilde yaklaşan bir kitaplığa ve konusunda yurdumuzun en zengin kitap külliyatına sahiptir. Bilyay Vakfı, çağdaş iletişim gereği internete bağlanarak yurt içi ve yurt dışı haberleşmeye yine Ergün Arıkdal’ın son zamanlarında katıldı. Çağdaş iletişim araçlarından yararlanmayı ilke edinen Ergün Arıkdal, çoğunluğu yurt dışından gelen videolardan oluşan zengin bir video arşivinin kurulmasını sağladı. Bilgi ve vazifeye adanmış hayatının son yıllarında, kendini çok zorlayan sağlığının ortaya çıkardığı bütün elverişsiz şartlara rağmen, tüm bilgi iletişim ağlarını kurmaya ve halkıyla bütünleşmeye devam etti. Ergün Arıkdal, 1995-1996 yıllarında HBB TV’de “A’dan Z’ye“ programının, “Merak Ettikleriniz“ köşesinde 10 ay süreyle her salı günü tüm Türkiye’ye periyodik olarak seslendi ve seyircilerinin sorularını yanıtladı. Ayrıca Anadolu’dan gelen TV yapımlarına ve sorularına cevap verdi, özel TV paket programları yaptı. Hatta vefatından tam bir hafta önce Adana’da bir yerel TV’den gelen istek üzerine “Kehanetler“ ve “Ölüme Yakın Deneyimler“ adı ile iki program hazırladı. Çağdaş iletişim araçlarının önemine çok inanan ve tüm arkadaşlarının her an yeniye ve yeni bilgilere açık olmasını isteyen, putlaştırmadan ve dar kafalılıktan hiç hoşlanmayan, Yüce Işığın büyük inisiyesi Ergün Arıkdal, Ruhçuluğun temiz ve saf bilgiyi alan ve bilgiyle amel etmek isteyenlerin ihtiyacını karşılayacak bir gelişim yolu olduğunu, ülkemizin bu tekamül yolunun odağı olduğunu ama henüz şuurlar pek bulanık olduğu için bunun farkına varılamadığını, ülke çapında liyakatimizi ortaya çıkarma sınavlarıyla karşı karşıya olduğumuzu biliyordu.« Geri İleri »
|
|
 |
|