 |
|
 |
|
|
| |
Ergün Arıkdal - Birleştirici Özellikteki Bilgi Kitabı
BİRLEŞTİRİCİ ÖZELLİKTEKİ BİLGİ KİTABI
“Yöre gözetmeden, insan gözetmeden bütün dünya insanlığı için yeni bir bilgi akışı vardır. ’Yaradan’ın karşısında bütün varlıklar eşittir.’ ilkesine uygun olan bir bilgi akışıdır bu. Ve bu bilginin büyük bir kısmı da somutlaşmıştır. Alınan bu bilgi 1960 yılında tamamlanmıştır. Hiçbir yazım hatası olmadan, en ufak bir yoruma tabi tutulmadan, çok büyük bir dünya öğretmeni olan Dr. Bedri Ruhselman tarafından alınmıştır. Bu bilgi bütününe, anlaşmada kolaylık olsun diye ’Bilgi Kitabı’ adı verilmiştir. Kitap, insanlığın aşağı yukarı 2040-2050 yılındaki tekamül düzeyini ele alarak, oraya ulaşmış bir insanın da ihtiyacını karşılayacak bir biçimdedir ve o Bilgi’nin adaptasyonu şimdiden olmaktadır. Bu Bilgi bütün dinsel kitapların doğrularını ele almaktadır. Ayrıca, dinsel kitaplarda bildirilmemiş olan, insanların henüz ihtiyaç duymadığı, kavrayamayacağı, anlayışları henüz o düzeyde olmadığı için, büyük bir teşevvüşe girmelerini önlemek için verilmemiş olan bilgileri de içermektedir. Nitekim dinlerin art arda geliş nedenleri de budur. Tevrat’ın İncil’e, İncil’in Kuran’a bağlanışı, bir külliyatın bağlanışı gibidir, birinde eksik olanı öbürü tamamlamıştır. Ve Kuran hepsini onaylamıştır. Musa’nın şeriatını da, İsa’nın şeriatını da ve kendi şeriatını da onaylamıştır. Sonra da, ’Biz hepimiz aynı ailenin çocuklarıyız, peygamberler kardeştir. Sizlere aynı bilgileri veriyoruz, sizler anlayasınız diye böyle veriyoruz. Aramızda hiçbir fark yok çünkü hepimiz tek bir Allah’a bağlıyız.’ denmiştir. Bütün peygamberler aslında insanların bir olduğunu ifade etmişlerdir. Üslup farkı olmuştur ama her birimizin üslubu değişiktir. Hangimizin elbisesi hangimize uyuyor, hangimizin yüzü diğerine benziyor? Bu bir üslup farkıdır. Ruhumuza ait bir üslup farkıdır. Yani bedeni kendimize göre değerlendirmişiz. Kendi anne babamızı kendimiz seçtiğimiz için, o da bizim kendi değerlendirmemizdir. Ama temelde bir varlık olarak sevgide, birlik kavramında anlaşırız. Ortak çok yanlarımız vardır; kötülüğü sevmeyiz, acıyı tadarız, hepimiz rüya görürüz, dişimiz ağrıyabilir, saçımız dökülebilir. Ne yaparsak yapalım, biz birbirimizden ayrılamayız. Böyle bir bilgiyi tüm insanlara verecek, kendi benliğini onlara tanıtacak bilgi, Türkiye’de mevcuttur. Bu yüzden Türkiyemizin baştan beri belirlenmiş bir görevi vardır. ’Türkiyemiz’ dendiği zaman, bunun içinde A’sından Z’sine kadar tüm Anadolu insanı bulunmaktadır. Hepsi de kardeş ve arkadaştır. Herkes varlıktır; adı sanı önemli değildir. Ayrımları biz kendimiz yapıyoruz.“« Geri İleri »
|
|
 |
|