 |
|
 |
|
|
| |
Ergün Arıkdal - Sadıklar Planı Celseleri Üzerine
“Derneğe girdiğim ilk yıllarda birçok kişi üzerinde medyonomik çalışma yaptık ama istediğimiz gibi bir medyom bulamadık. Bunun üzerine ben kendi üzerimde çalışmaya karar verdim, kendimi bir denemek istedim. Yalnız benim üzerimde öyle herhangi bir tecrübeye ihtiyaç yoktu çünkü biz; Mehmet Fahri, ben, Erol Sevil ve Hazım Akalın, aşağı yukarı 2,5-3 ay süren bir konsantrasyon çalışması yapmıştık. Perşembe günleri celse saat 19.30da başlıyordu, biz 18.00 de gelip celse odasında çalışıyorduk. O kadar da ahım şahım bir çalışma değildi ama bana çok faydası dokundu. Karanlık ve yalıtılmış olan celse odasında kendimize konsantre olabileceğimiz bir şey yarattık. Küçük bir ampulün üzerine siyah bir huni geçirdik, üstünü kapattık, altını da minicik kestik. Ortaya bir nokta ışık, spot ışık çıktı. Onun da altına bir tane çelik bilya koyduk. Işık onun üzerine düşünce bilya inci tanesi gibi, bir yıldız gibi parladı ve biz üç ay boyunca bu ışığa konsantre olduk. Konsantrasyon sırasında o ışık bazen geliyor, bazen de gidiyordu, kayboluyordu. ’Aman’ dediler ’gözünüzden kaybetmeyeceksiniz. Kayboluyor gibi oluyorsa, gözünüzü kırpın tekrar görmeye çalışın, hep onu görmeye çalışın, onu düşünün, başka türlü bir şey düşünmemeye çalışın.’ Bu üç ay zarfında farkında olmadan ben gayet iyi bir şekilde konsantre olma melekemi geliştirmişim. Zihnim gayet güzel bir şekilde hemen odaklanıveriyor, sadece onun üzerinde kalabiliyorum. İşte bu çalışmanın çok faydasını gördüm ben. Bir tek çalışmam budur ve ondan sonra artık olan oldu. O konsantrasyonla transı elde ettim ve devamı kolaylıkla yürüdü. Bilmiyorum nasıl yürüdüğümü ama çuvalın ağzı açıldı ve hiç bilmediğim şeyler boşalmaya başladı. Önce Refet Bey’le çalıştım. İki, üç defa çalıştıktan sonra celse bir tuhaflaştı. Sorulan sorular yetersiz kalıyordu, odanın içi tıkış tıkış doluydu, nefes alamıyorduk. Küçücük bir yerde on kişi birarada çalışıyorduk ve sadece bir tane pencere vardı. Sonra kendi kendimin operatörü olmaya karar verdim. Soruları kendim soruyordum. Gündüzden hazırlıyordum, açıklanmasını istediğim soruları arkadaşlara veriyordum. Teksir hemen o gün yazılırdı. Nöbetçi arkadaşlar vardı; biz çıkardık, onlar hemen oturup yazmaya başlarlardı. Ondan sonra müsveddesi düzelir ve ertesi gün de temize çekilirdi. Sadıklar Planı celselerinin ilk bölümü yakıldı. 1959’da başladı o celseler. İlk partisinin yakılmasını istediler ve yaktık, ki Bedri Bey onları incelemişti. Bedri Bey’den o tebliğlerin okeyi alınmıştı ama yakılmasını istediler, yakıldı. 1961’deki ikinci bölümdür.“« Geri İleri »
|
|
 |
|