 |
|
 |
|
|
| |
Ergün Arıkdal - Celse Adabı Üzerine
Ruhsal celselerde celseyi geliştiren akıllıca sorular sormak gerekir. Sadece soru sormak için soru sormamak lazımdır. Sadıklar Planı celselerinde Plan öyle soruları azarlamıştır. Sormak için sorulan sorulara Plan cevap bile vermez. Daha evvelki bir konunun açıklamasında, ikinci bir tur da kendisi yapar, yani bundan evvelki falan celsede söylemiş olduğumuz, anlatılmış olan şeylerin anlamı budur, diye. O çok eğitici bir külliyattır ve onu bu yönden tetkik etmek lazımdır. O soruların sorulma şekline ve alınan cevaplara dikkat etmek gerekir. Soruların nasıl sorulması gerektiği Bedri Bey’in Ruh ve Kainat’ında da vardır. Bedri Bey, yanlış anlaşılmayacak şekilde doğru cevaplar çıkana kadar soruları çeşitli şekillerde sormuştur. Hem rasyonel olacaksınız, hem de bir taraftan sezginiz olacak yani bazı şeyleri de içsel bir şekilde kavrayacaksınız. Tebliğleri akli bir şekilde kavramak her zaman kolay değildir. Bunun için çok şeye girmek gerekir. Celse esnasında tebliği verenle beraber yürüyormuş gibi bir hal içerisinde olmak, o havaya girmek lazımdır. Kendinizi celsenin dışında tutamazsınız. Ona göre bir konsantrasyon içine gireceksiniz; adeta siz de kendi bedeninizden uzaklaşacaksınız o esnada. Hem düşünecek hem de karşı tarafla ilişki içinde olacaksınız. O zaman çok faydalı sonuçlar çıkar. Yoksa ‘Ben böyle durayım sen böyle dur, ben sorumu sorayım sen cevabı ver bakalım. Sonra ben bir tane daha sorayım sen cevap ver’; bu, ilgisiz bir şey olur. Bu tür celselerden faydalı bir sonuç alınması çok zordur. Aura kopukluğu meydana gelir ki, böyle bir kopukluk olduğunda faydalı sonuçlar çıkmaz.« Geri İleri »
|
|
 |
|